Ana sayfa Hastahane BÜTÜNCÜL HEMŞİRELİK VE BAKIM

BÜTÜNCÜL HEMŞİRELİK VE BAKIM

0
BÜTÜNCÜL   HEMŞİRELİK VE BAKIM
holistik

GİRİŞ Florance Nighintingale hemşirenin temel uğraşının; hastanın mümkün olabilen en iyi koşulunun sağlanması olduğunu, bireyin doğasında var olan kendi iyileştirme gücünün açığa çıkarılması olduğunu vurgulamaktadır. Postmodern hemşirelik ve insan bakım bilimini ele alan hemşire teorisyen Jean Watson, hemşirenin insana bakarken onun ruhuna bakmayı, bireyin ne yaşadığını anlamayı, özden dinlemeyi, sevginin şifa gücünü, rahatlığın huzur ve enerjisini tanıması ve öğrenmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu açıdan hemşireliğe bakıldığında, tamamlayıcı destekleyici uygulamalar aslında hemşireliğin odağını oluşturmaktadır. Hemşirelerin bireyin zihin- beden-ruh temelline özen gösteren holistik uygulayıcılar olarak eğitilmeleri önemlidir. Tamamlayıcı ve bütünleşik (integratif) yaklaşım uygulamalarının özünde iyileştirici bir ortam oluşturmak, bireyi bilinçlendirmek ve kendi iyileştirme gizil gücünü ortaya çıkarmak esastır. Bu uygulamalar bütüncül yaklaşım temelli olup, kanıtların ışığında uygun olabilecek tüm yöntemlerin kullanılmasını içermektedir.

Tamamlayıcı ve Bütünleşik (İntegratif) Sağlık Uygulamaları a. Zihin- Beden Temelli Uygulamalar Bu tedavilerde meditasyon, hipnoz, relaksasyon (gevşeme) teknikleri, müzik ve sanatla terapi uygulamaları yer almaktadır. Yoğun bakım hemşireleri ile yapılan bir çalışmada 8 hafta boyunca haftada iki kez, her bir oturum bir saat olacak şekilde yapılan yoga egzersizlerinin hemşirelerde stresle baş etme davranışlarında etkili olduğu açıklanmaktadır. b. Manipülatif ve Beden Temelli Uygulamalar Masaj, refleksoloji ve egzersiz uygulamaları manipülatif ve beden temelli uygulamalar içerisinde yer almaktadır. Aromaterapi ve masaj uygulamalarıyla ilgili yapılan araştırmalarda oldukça farklı yöntemlerin izlendiği, süre ve uygulama bölgelerinin ve kullanılan yağların değiştiği görülmektedir. Refleksolojini ağrının azaltılması yanında bulantı-kusmanın rahatlatılması, kan basıncının dengelenmesi, dispne, uykusuzluk, konstipasyon, stres, anksiyete, depresyon yaşanmasını azaltmada ve yaşam kalitesini iyileştirmede etkili olduğunu gösteren çalışma sonuçları da mevcuttur. c. Enerji Temelli Uygulamalar Reiki, biyofeedback, terapötik dokunma, ki-gong gibi enerji uygulamalarını içermektedir. Henricson ve arkadaşları çalışmalarında, yoğun bakım ünitesinde terapötik dokunma programının pozitif etkisi olduğunu ve sempatik sinir sisteminin aktivitesini azalttığını ortaya koymuşlardır. d. Biyolojik Temelli Uygulamalar Bitkisel öneriler, vitaminler ve diğer beslenme destek uygulamalarını kapsamaktadır. Bazı beslenme öğelerinin kullanımının hastalıklara karşı korunmada ve semptom yönetimini sağlamadaki etkisi belirtilmiş olsa da bu konuyla ilgili çok çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalarda genel bir önerinin yer almadığı da görülmektedir. e. Geleneksel Sağlık Bakım Sistemleri Geleneksel Çin Tıbbı ve Ayurvedik Tıp uygulamaları, akupunktur ve akupres uygulamaları bu grupta yer almaktadır. Yapılan çeşitli çalışmalarda, akupunktur noktalarına belli seanslarda elektrostimülasyon cihazları ya da parmakla bası (akupres) uygulamasının üremik kaşıntı, bulantıkusma, ağrı, yorgunluk ve depresyonu azalttığı ve yaşam kalitesini iyileştirdiği belirtilmektedir. Tamamlayıcı ve bütünleşik (integratif) sağlık uygulamalarının uygulama alanına yansıtılması ve kanıta dayalı olarak kullanılması gereklidir. Ancak konuya ilişkin yapılan araştırmalarda; uygulayıcılarının araştırma eğitimi eksikliği, projelere mali desteğin yetersiz oluşu, alt yapı araştırmalarının yetersizliği, uygulayıcıların çoğunun konvansiyonel tıp araştırma yöntemlerinin bütünleşik (integratif) sağlık uygulamaları için uygun olmadığına inanmaları, bilimsel kanıtlara dayalı uygulama pratikleri oluşturmadaki isteklerinin azlığı gibi sorunlar yaşandığı görülmektedir.

Günümüzde bütüncül sağlık görüşü; bireyin fiziksel, mental, ruhsal, sosyo-kültürel bir varlık olduğunu ve her bireyin diğerlerinden ayrı nitelik taşıdığını kabul etmektir.

Sonuç olarak, hemşireliğin uygulama alanı ve tamamlayıcı bakım uygulamalarının temel felsefesi, bireye holistik olarak yaklaşmaları, tedavilerde destekleyici rolde olmaları, sağlığın yükseltilmesinde ve hastanın aktif rolde olmasına odaklanmalarıdır. Hemşireler bu uygulamaların uygunluğunu tanılamak, risk faktörlerini belirlemek ve etik yönünü düşünmek durumundadırlar. Bu nedenle bu yöntemlerin bilimsel bir temele dayandırılması, uygulama önerilerine dönüştürülmesi için toplumun sosyo-kültürel özelliklerine göre iyi tasarlanmış, kalitatif ve kantitatif yöntemin birlikte kullanıldığı araştırmalara ve bunların uygulama alanına yansıtılmasına ihtiyaç vardır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here